01Kemoembolizasyon nedir?
İnce bir kateterle tümörü besleyen atardamara ulaşılır. Bu yoldan kemoterapi ilacı verilir ve damardaki kan akımı özel malzemelerle azaltılır. Amaç, seçilen tümör bölgesine yönelik tedavi uygulamaktır. Tıbbi belgelerde TACE kısaltmasıyla karşılaşabilirsiniz.
Damar yoluyla verilen genel kemoterapiden farklı bir uygulamadır. Ancak ilacın ve işlemin vücuda etkileri olabilir; “yalnız tümöre etki eder” şeklinde düşünülmemelidir.
02Hangi durumlarda değerlendirilir?
Karaciğerin kendi hücrelerinden gelişen bazı kanserlerde ve karaciğere yayılmış bazı tümörlerde gündeme gelebilir. Her karaciğer kitlesi bu yöntemle tedavi edilmez.
Görüntülemelerde tümörün sayısı, yaygınlığı ve damarlarla ilişkisi incelenir. Karaciğer işlevleri, safra yollarının durumu ve kişinin önceki tedavileri değerlendirilir. Cerrahi, nakil, ablasyon veya ilaç tedavisi seçeneklerinin yeri ilgili ekip tarafından birlikte ele alınır.
03İşlem nasıl ilerler?
Uygun bir atardamardan girilerek karaciğere giden damarlara ulaşılır. Anjiyografi ile hedef damarlar belirlenir. İnce kateter, mümkün olduğunca tedavi edilmek istenen bölgeye ilerletilir ve planlanan uygulama yapılır.
İşlem tek seansla sınırlı olmayabilir. Hangi alanların ne zaman tedavi edileceği ve ek seans gerekip gerekmediği, karaciğerin durumu ve tedaviye yanıtla birlikte belirlenir.
04Öncesinde ne hazırlamalısınız?
Son görüntülemelerinizi, kan tahlillerinizi, varsa patoloji sonucunu ve önceki kanser tedavilerinin belgelerini getirin. Daha önce safra yolu stenti veya safra yoluna yönelik işlem yapıldıysa mutlaka belirtin.
Alerjiler, böbrek hastalığı ve kullanılan ilaçlar paylaşılmalıdır. İlaç düzeni, açlık, ağrı kontrolü ve hastanede kalış planı işlem öncesinde açıklanır.
05İşlem sonrası ve olası riskler
İlk dönemde karın ağrısı, bulantı, halsizlik veya ateş görülebilir. Bu belirtilerin yönetimi için takip ve ilaç planı yapılır. Her ateşin beklenen bir durum olduğu varsayılmamalıdır.
Karaciğer işlevlerinde bozulma, enfeksiyon, safra yolu hasarı, hedef dışındaki dokunun etkilenmesi ve giriş yerinde kanama önemli riskler arasındadır. Artan ağrı, süren ateş, belirgin sarılık veya genel durum bozulmasında gecikmeden tedavi ekibine başvurun.
Sonuç, kan testleri ve kontrol tomografisi veya MR ile değerlendirilir. Yalnız kitlenin çapına değil, canlılık belirtilerine de bakılır.
06Karaciğer tümörleri nelerdir, kimlerde daha sık görülür?
Karaciğerde görülen kötü huylu kitleler iki ana gruba ayrılır. İlki, karaciğer hücrelerinden gelişen kanserdir; en sık türü hepatoselüler karsinomdur (HCC). İkincisi, kalın bağırsak, meme, mide, pankreas veya nöroendokrin tümörler gibi başka bir organdan karaciğere yayılan odaklardır; bunlara karaciğer metastazı denir.
Hepatoselüler karsinom çoğunlukla önceden hasar görmüş bir karaciğerde gelişir. Kronik hepatit B ve hepatit C, karaciğer sertleşmesi (siroz), uzun süreli alkol kullanımı ve yağlı karaciğer hastalığı bilinen risk durumlarıdır. Bu nedenle risk taşıyan kişiler, belirti olmasa da düzenli ultrason ve kan takibine alınabilir.
Hangi belirtiler dikkat gerektirir?
Erken dönemde çoğu zaman belirti olmaz. Belirti görüldüğünde en sık şunlar bildirilir:
- Karnın sağ üst kısmında künt ağrı veya dolgunluk
- Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık
- Sürekli halsizlik, çabuk yorulma
- Ciltte ve göz aklarında sararma
- Karında sıvı toplanmasına bağlı şişkinlik
Hepatit veya siroz tanısı olan birinde bu belirtiler yeni başladıysa, kontrol tarihini beklemeden hekime başvurmak yerinde olur. Görüntülemede rastlantısal olarak görülen her karaciğer kitlesi kanser değildir; yine de değerlendirilmesi gerekir. Ayrıntılar için karaciğer kanseri belirtileri yazısına bakabilirsiniz.
07Yöntem hangi özelliğe dayanır?
Karaciğerin iki ayrı kan kaynağı vardır. Sağlıklı karaciğer dokusu kanının büyük kısmını kapı toplardamarından (portal ven) alır. Tümör dokusu ise ağırlıklı olarak karaciğer atardamarından beslenir.
Bu farklılık sayesinde atardamardan verilen ilaç veya malzeme daha çok tümör bölgesine yönlenir. Sağlıklı doku görece korunur, ancak tamamen etkilenmez. Bu nedenle karaciğerin çalışma kapasitesi işlem öncesinde dikkatle değerlendirilir.
Kemoembolizasyonun türleri
Kemoembolizasyonda kemoterapi ilacı ile damarı daraltan malzeme birlikte verilir. Klasik uygulamada ilaç yağlı bir taşıyıcı sıvıyla karıştırılır. Diğer uygulamada ilaç, küçük parçacıkların (mikropartikül) içine yüklenir ve bu parçacıklar damara bırakılır. Hangisinin kullanılacağı tümöre ve kurum protokolüne göre belirlenir.
08Radyoembolizasyon nasıl bir yöntemdir?
Radyoembolizasyon (TARE) da tümörü besleyen damardan yapılır. Burada kemoterapi ilacı yerine, kısa mesafede ışın yayan küçük kürecikler verilir; bunlar genellikle itriyum-90 içerir. Işın etkisi, küreciklerin yerleştiği alanda yoğunlaşır.
Radyoembolizasyondan önce ayrı bir haritalama anjiyografisi yapılır. Bu aşamada küreciklerin karaciğer dışına, örneğin mide veya bağırsağa kaçabileceği damarlar incelenir ve gerekirse kapatılır. Akciğere geçebilecek miktar da ölçülür; bu değerlendirme uygun bulunursa tedavi aşaması planlanır.
Kapı toplardamarında tıkanıklık bulunan bazı hastalarda iki yöntemin uygunluğu farklı değerlendirilebilir. İşlem sonrası beklenen yakınmalar da farklılık gösterebilir. Hangi yöntemin seçileceği tümörün yerine, sayısına, damar yapısına ve karaciğerin durumuna göre belirlenir.
09Kimlerde uygun olmayabilir?
Aşağıdaki durumlarda işlem uygun bulunmayabilir veya önce başka bir adım gerekebilir:
- İleri derecede bozulmuş karaciğer işlevi veya karaciğer yetmezliği
- Kontrol altına alınamamış aktif enfeksiyon
- Düzeltilemeyen ciddi pıhtılaşma bozukluğu
- Radyoembolizasyonda akciğere geçişin yüksek bulunması
- Hastalığın karaciğer dışında yaygın olması
- İleri böbrek yetmezliği veya ciddi kontrast madde alerjisi
- Safra yollarına daha önce yapılmış ameliyat veya safra yolu tıkanıklığı
Bu durumların bir kısmı kesin engel değildir; plan veya hazırlık değişebilir. Örneğin safra yolu tıkanıklığı varsa önce safra yolu drenajı gerekebilir. Safra yoluna daha önce işlem yapılmış kişilerde karaciğerde apse riski ayrıca tartılır.
10Cerrahi, ablasyon ve nakil ile ilişkisi nedir?
Karaciğer tümörlerinde cerrahi, nakil, ablasyon, damar yoluyla yapılan bölgesel tedaviler ve ilaç tedavileri birbirinin alternatifi olarak değil, bir plan içinde düşünülür. Kemoembolizasyon, bu tedavilerin yerini alan bir yöntem değildir.
Bazı hastalarda nakil beklenirken hastalığın kontrol altında tutulmasına yönelik bir basamak olarak konuşulur. Bazı hastalarda ameliyat öncesinde tümörün küçültülmesi amacıyla planlanabilir. Küçük ve sayıca sınırlı tümörlerde tümör ablasyonu da değerlendirilebilir; kimi durumlarda iki yöntem birlikte kullanılır.
Karar; hepatoloji veya gastroenteroloji, tıbbi onkoloji, cerrahi, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji gibi ilgili uzmanlıklarla birlikte verilir. Tanı net değilse önce biyopsi gerekebilir.
11İşlem günü adım adım ne olur?
İşlem, anjiyografi ünitesinde sürekli görüntüleme altında yapılır. Çoğu zaman giriş bölgesi uyuşturulur; sakinleştirici ilaç gerekip gerekmediği önceden planlanır.
- Damar yolu açılır; kalp atışı, tansiyon ve oksijen düzeyi izlenmeye başlanır.
- Kasıktaki veya bilekteki atardamarın bulunduğu bölge uyuşturulur ve damara ince bir kılıf yerleştirilir.
- Kateter, görüntüleme eşliğinde karaciğer atardamarına ilerletilir. Damar içindeki ilerleme genellikle hissedilmez.
- Kontrast madde verilerek damar haritası çıkarılır. Bu sırada karında kısa süreli sıcaklık hissi olabilir.
- Daha ince bir kateterle tümörü besleyen dala girilir. Amaç, sağlıklı dokuyu besleyen dalları mümkün olduğunca korumaktır.
- Tedavi kontrollü biçimde verilir, kontrol görüntüsü alınır ve kateterler çıkarılır.
- Giriş yerine bası uygulanır veya kapatma cihazı kullanılır; ardından istirahat ve gözlem başlar.
Karında dolgunluk veya ağrı olursa ekibe söyleyin; ağrı kontrolü işlem sırasında da sürdürülür.
12İşlemden sonraki günlerde neler beklenir?
İşlem sonrasında bazı hastalarda ateş, karın ağrısı, bulantı ve halsizlikle giden bir tablo görülür. Buna embolizasyon sonrası sendrom denir. Tedavi edilen dokuya karşı vücudun verdiği bir yanıt olarak kabul edilir ve ilaçla rahatlatılır.
Halsizlik ve iştahsızlık bir süre devam edebilir. Günlük yaşama dönüş, ağır fiziksel iş ve kontrol takvimi kişinin durumuna ve kurum protokolüne göre planlanır. Karaciğer değerleri işlem sonrası kan tahlilleriyle izlenir.
Kanlı kusma, siyah renkli dışkı, ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi belirtilerde beklemeden 112’yi arayın. Giriş yerinde hızla büyüyen şişlik, bacakta soğukluk veya uyuşma, koyulaşan idrarla birlikte sararma ve titremeyle yükselen ateşte işlem ekibine gecikmeden ulaşın.
13Tedavi planınız içinde değerlendirelim
İletişime geçerek mevcut tetkiklerinizle başvuru sürecini öğrenebilirsiniz. Tümör ablasyonu ve girişimsel onkoloji sayfaları diğer seçenekleri tanımanıza yardımcı olur.

